Bir zaman sonra dönüyorsun. Değişmemişsin de , şaşırmışsın. Mutfak tezgâhında son mutlu yemekten kalan artıklar, küflenmiş ve manidarlar. Hayatın anlamını bulmaya çalışmıyorsun bir yerden sonra, gerçek aşkı da aramıyorsun. Adeta razısın. Karşı ama razı. Siyah ama beyaz. Sürrealist ve fakat minimalist. Uganda açıklarından bildiriyorum; burada hava parçalı bulutlu, her şey muğlak. Yapacak bir şey yok, soğanlarımızı doğruyoruz..

Sitenin otoparkına girerken bi adam vardı otopark girişindeki çöpü karıştıran. Yanından geçip arabayı parkettin, arka koltuktaki poşetleri alıp yukarı çıktın, yemek yedin, film izledin. Hazimsizlik oldu. Aşağılık bir dünyada tam bir aşağılık gibi yaşıyordun. Bu gerçek bünyeni zorluyordu ve seni bir aşağılık gibi yaşamaya zorunlu kılan gerekçelere adeta arzuyla sarılıyordun. Önemli şeylerden bahsetmeyi seven zayıf tabiatlı bir hayvan olduğun gerçeğinin önünde dimdik durmaktansa düzmece gerekçelerin arkasında bir böcek gibi küçülmek daha kolay ve çekici geliyordu. Yani elindeki poşetleri vermekle çöp karıştırmak zorunda olan insanların hepsini kurtaramayacaksan gönül rahatlığıyla eve çıkıp tıkınabilirdin. Sen Tanrı değildin. Tanrı var mıydı? Bilmiyordun. Bildiğin bir şey varsa o da türünün yarattığı adaletsizliği ve sefaleti sonlandıracak ve yanından geçtiğin tüm açları doyurabilecek güçte bir Tanrı’nın varlığına muhtaç olduğundu. Böyle bir Tanrı olmalıydı ki hazımsızlık çekmeyesin. Böyle bir Tanrı olmalıydı ki onu suçlayıp dişlerini fırçaladıktan sonra rahat bir uyku çekebilesin. Hazımsızlık nedeniyle gün ışıyana kadar oturup sabah pörtlek gözlerle işe gitmeyesin..

"Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık, olmadı. Dünyayı değiştiremedik. Dünyayı değiştiremedik ama, dünya da bizi değiştiremedi."  sb/ 10:20

Metin: İnsan

Vikipedi’nin “insan” tanımını aynen yapıştırıyorum:

İnsan (taksonomik adıyla Homo sapiens[1][2]Latince “akıllı insan” veya “bilen insan”), Homo cinsi içerisindeki yaşayan tek tür. Anatomik olarak 200.000 yıl önce Afrika’da ortaya çıkmış ve modern davranışlarına 50.000 yıl önce kavuşmuştur. [3]

Dik duruşa, görece gelişmiş bir beyine, soyut düşünme yeteneğine, konuşma (dil kullanma) kabiliyetine sahiptir. Bu yetenekleri Dünya’daki diğer türlerden farklı olarak kullanış amacı geniş araç-gereç yapımına imkan sağlamıştır. Kendisinin farkında olması, rasyonelliği ve zekası[4][5][6] gibi üst düzey seviyede düşünmesini sağlayan özellikler insanı “insan” yapan özellikler olarak sayılmaktadır.[7][8]

Bir insan vardı. Dün duyduk adını, Ersin Arslan. 2 gün önce yaşıyordu. Öldürdüler onu. Ve daha onlarcasını. Ve daha onlarcasını da öldürecekler. Niye mi? Çünkü biz, nam-ı diğer homo sapiens, buyuz ve bu kadarız. Çünkü biz, vikipedi’nin abarttığı kadar yokuz. Nokta.

şimdi bitti. gerçekten çok iyiydi. şimdi buraya film tanıtımını copy paste yapmayacağım açar bakarsın kendin ama şu kadarını söyleyeyim almodovar’ı babamdan çok severim. ve bi kez daha anladım ki bunda haksız değilim.

şimdi bitti. gerçekten çok iyiydi. şimdi buraya film tanıtımını copy paste yapmayacağım açar bakarsın kendin ama şu kadarını söyleyeyim almodovar’ı babamdan çok severim. ve bi kez daha anladım ki bunda haksız değilim.